ANASAYFADUYURULARAYLIK BULTENARSIVPROJEULUSLARARASIILETISIM



.




GENETİK AÇILIMI (!) ---- Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI





Genetik Açılımı (!)

Kürt Açılımı, Ermeni Açılımı derken, Genetik Açılımı”nı da gerçekleştirdik. 26 Ekim 2009 tarihinde Resmi Gazete’de kısaca “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Yönetmeliği” yayınlanıverdi.

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMA NEDİR?

Kimi yöntemlerle, kendi türü dışında bir türden gen aktarılarak belirli özellikleri değiştirilmiş bitki, hayvan ya da organizmalara “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar” ya da ”Transgenik Ürünler” diyoruz. Çok daha kabaca anlatırsak, hastalıklara karşı dayanıklı olsun diye, örneğin pamuğa böcek öldürücü bir genin eklenmesi ya da balık geninin domatese aktarılması ile yaratılan organizmalara bu ad veriliyor.

GDO’lu ürünlere dayalı tarım, ağırlıklı olarak ABD, Kanada, Arjantin ve Çin’de yapılıyor. Bu ürünlerin başında, mısır, soya, buğday, pamuk, domates, pirinç ve kimi balık türleri geliyor.

GDO’lu tarımın, açlığa çare olsun diye gündeme sokulduğu söyleniyor. Ancak GDO’lu tohumları üretenlerin çokuluslu tarım şirketleri olduğu biliniyor. Bunların büyük çıkarları söz konusu. Denetledikleri hükümetleri de arkalarına almışlar. GDO’lu tarım yapmayan ve tohumları kullanmak istemeyen ülkeleri de zorluyorlar.

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR, RÜYA MI, KABUS MU?
GDO’lu ürünler konusunda bir bilgi kirliliği var. GDO’lu tarımı savunanlar, verimliliğin arttığını, ilaç kullanımının azaldığını ve ürünlerinin insan ve hayvan sağlığına zarar vermediğini belirtiyorlar. Ancak bunlar doğru mu? Bilimi namusuyla yapanlar ise bunun aksini söylüyorlar.

GDO Verimliliği Artırmıyor.
GDO’lu tarımı önerenler verim artışını öne çıkarıyorlar. Ancak kimi araştırıcılar, bunun doğru olmadığını kanıtlamışlar. Örneğin ABD’de GDO’lu soyada, verimliliğin yüzde 5-9 oranında daha düşük olduğu görülmüş. Avustralya’da kanolada bu oran yüzde 17 daha az bulunmuş. Uzağa gitmeye gerek yok. ABD’de GDO’lu pamuk verimi 933 kg/ha, Türkiye’de ise genetiği değiştirilmemiş tohumlarla yapılan pamuk üretiminde verim 1334 kg/ha.

GDO’lu Tarımda İlaç Kullanımı Azalmıyor.

İddianın aksine GDO’lu tarımla ilaç gereksinmesi azalmamış. Örneğin tarım arazisinin büyük bir çoğunluğunda GDO’lu tarım yapan Arjantin’de yabancı ot ilacı kullanımı 14 kat artmış. ABD’de de ilaç kullanımı artarken, tohum ve ilaç fiyatlarında da fırlama olmuş. Söz gelişi tohum fiyatı yüzde 50, ilaç fiyatı yüzde 134 artmış.

GDO’lu ürünler insan sağlığına zarar veriyor.

GDO’lu ürünlerin insan sağlığına zararlı olduğu biliniyor. Örneğin bağışıklık sistemini çökertiyor, alerjik reaksiyonlara neden oluyor, toksik etki yapıyor, doğum anomalilerinin ve kısırlığın ortaya çıkmasına ortam yaratıyor. GDO’nun zararları bu kadarla kalmıyor. En önemli gördüklerimi sıralamaya çalıştım. Ancak diğerleri de yabana atılır gibi değil. GDO’lar doğanın dengesini bozuyor, yararlı canlıları öldürdüğü gibi biyoçeşitliliğe zarar veriyor, toprağı ve suyu kirletiyor, tarımda istihdamı azaltıyor ve dışa, daha doğrusu çokuluslu şirketlere bağımlılık yaratıyor.

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR YÖNETMELİĞİ NE GETİRİYOR?

Yönetmelikte, gıda ve yemlerin ithaline, ihracına, üretimine ve dağıtımına izin veriliyor. Örneğin yönetmeliğin 5. maddesinin bütün bentlerinde bununla ilgili konular açık bir şekilde belirtilmiş. Ancak, ”Dostlar alışverişte görsün” diye, bir başka deyişle GDO’lu ürünlerin kullanımına denetim getirilecek diye kimi bentlerinde kısıtlar var. Söz gelişi, yine 5.inci madenin 7.inci bendinde ”Gıda veya yemin % 0.5 den daha fazla izin verilmeyen GDO içermesi halinde ithaline, işlenmesine, nakline, dağıtımına ve satışına izin verilmez.” denilmiş. Bütün bunlara karşılık kimi bilimciler(!) ise bu yönetmeliğin “GDO’lu ürünlere kapıyı açmadığını” nasıl söyleyebiliyorlar, anlamak mümkün değil. (Bakınız; GDO lu ürün in mi, cin mi, yoksa değil mi? Gila Benmayor, Hürriyet Gazetesi, 2 Kasım 2009)
Şimdi sormak gerekiyor;
Aslında Türkiye’ye 1998 den beri her yıl milyonlarca ton mısır ve soya gelmiyor muydu? Yoksa bunların ithaline bilerek mi göz yumuldu? Acaba laboratuarlar neden donanımsız bırakıldı?
Neredeyse 10 yıldan beri denetimsiz olarak Türkiye’ ye giren GDO’lu tohumları tespit edemeyen Tarım Bakanlığı yukarıda belirtilen sınırlamaları nasıl gerçekleştirecek?

Sözün kısası; Bu yönetmelik, GDO’lu ürünlerin ülkeye girmesinin yasal dayanağı olacak. Yetkililer bunu açık bir şekilde söylemeliler.

Yönetmelikte son bir tespit yapalım, görmeyen gözler belki açılabilir ve demokratik bir yarışmaya örnek olarak verilebilir(!) ”GDO’suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO’suz olduğuna dair ifadeler bulunamaz”(Madde 5,bent 8).

02.11.2009

Geri Dön