Fransa’da 1950-1960’lı yıllarda hayvancılık sektöründe belirlenen
sorunların çözümü için örgütlenmenin gerektiği ortaya konmuştur.
Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında inek sürülerinin %40’ından
fazlasını kaybeden Fransa, hayvancılığın yeniden yapılandırılması
için harekete geçmiştir. Savaş sonrası yıllarda Avrupa ülkelerinde
öncelikle bitkisel üretim organize edilmiş, özellikle Kuzey
Avrupa’da uzmanlaşmış kişilerin oluşturduğu ekipler üreticilere
ulaşarak örgütlenmeyi sağlamışlardır. Fransa’da o yıllarda
ortalama 8 ineğe sahip küçük aile işletmeleri bulunmaktaydı
ve dağınık bir yapı söz konusuydu. Küçük aile işletmelerinin
sayısını azaltıp daha fazla hayvan sayısına sahip daha büyük
işletmelerin oluşturulması amacıyla ilk önce gönüllü üyeliklerin
olduğu mesleki organizasyonlar oluşturulmuştur. Bu organizasyonlar
bölgelerde iller düzeyinde kurulmuş ve yetiştiriciler bu organizasyonlara
gönüllülük esasına göre üye olmuştur. Bu sayede hayvansal
üretim yapan işletmeler üretim ile ilgili kayıt sistemine ve
sağlık konularında ortak bir birime kavuştular. Bu organizasyonların
başarısından sonra devletin de desteğiyle yeniden yapılanma
çerçevesinde üretici örgütleri kurulmuştur. Bu aşamada Hayvan
Yetiştiriciliği Yasası çıkarılmış ve her örgütün yetkileri
tam olarak tanımlanmıştır. Bu örgütlerin bütçeleri başlangıçta
devlet desteğiyle oluşturulurken zaman içerisinde üyelik aidatları
ile örgütler kendi içlerinde yeterli bütçeyi oluşturmuşlardır.
Hayvancılık sektöründeki mesleki örgütler (süt ve et) bir enstitü
çatısı altında toplanmışlardır. Enstitüde 2 organizasyon oluşturulmuştur.
Bunlar teknik ve ekonomik organizasyonlardır. Teknik organizasyonda
sonuç odaklı hedefler belirlenmektedir. Bu hedefler yetkililer
tarafından çok iyi anlaşılıp kabul edilmekte ve uygulamaya
geçirilmektedir. Bu gelişmelerin neticesinde 1960’da 1 milyon
adet olan işletme sayısı günümüzde 30 bine inmiştir. Bu aşamada
optimum işletme büyüklüğü ortalama 80 baş olarak belirlenmiştir.
Bu işletme için ihtiyaç duyulan arazi 120 hektar olup 3 çalışan
ile yürütülebileceği belirlenmiştir. Bundan sonraki perspektifte
2013’te yenilenecek olan Ortak Tarım Politikalarına göre hareket
edilecektir. Fransa’da son dönemde özellikle süt hayvancılığı
yapan işletmelerinin sayısı azalırken besi hayvancılığı yapan
işletmelerin sayısında artış olmuştur. Bunun nedeni Avrupa
Birliği süt kotalarıdır. Avrupa Birliği 2009 yılı için Fransa’ya
25 Milyon tonluk bir kota ayırmış ve Fransa bu kotayı tam olarak
kullanmıştır. Süt üretimini bu düzeyde tutabilmek için hayvancılık
enstitüsü sürülerin küçültülmesi yoluna gitmiştir. Et üretiminde
bir kota uygulaması olmadığından besi hayvanlarının sayısında
bir artış meydana gelmiştir. Süt hayvancılığı Fransa’nın Batı
bölgelerinde yoğunlukta iken, besi hayvancılığı genellikle
orta bölgelerde yoğunlaşmıştır.
Koyun ve keçi işletmelerinin
yapısı ise uzun yıllardır hemen hemen hiç değişmemiştir.
Hayvancılık Enstitüsü’nün
3 temel amacı bulunmaktadır. Bunlar,
Hayvanların gebelik ve laktasyon süreçlerini kontrol altında
tutmak,
Hayvan sağlığı konusunda gereklilikleri yerine getirmek,
Hayvanların performanslarını kayıt altında tutmak,
Bu 3 amaç doğrultusunda, Fransa’da suni tohumlama, hayvan
sağlığı (aşılama) ve kayıtlı üretim yapan işletmelere destek
verilmektedir. Fransa süt hayvancılığı genetik performans olarak
ciddi çalışmalara imza atmıştır. Enstitü’ye bağlı bir suni
tohumlama merkezi kurulmuş, genetik potansiyeli yüksek boğalar
tespit edilerek suni tohumlamada kullanılmış böylece sağmal
ineklerin genetik olarak ıslahı sağlanmıştır. Fransa’da süt
işletmelerinde %90 oranında suni tohumlama yapılmaktadır. Bu
amaçla bölgesel bazda toplam 140 adet suni tohumlama merkezi
bulunmaktadır. Bu merkezlerde süt verimine yönelik 1000 den
fazla boğa yetiştirilmekte ve genetik olarak teste tabi tutulmaktadır.
Ayrıca, Fransa’da farklı ırklardan oluşan sığır popülasyonu
olması nedeniyle Irk Seçim Birlikleri de kurulmuş olup, her
ırk için ayrı çalışmalar yapılmaktadır.
Hayvancılık Enstitüsü’ne
bağlı 22 bölgede toplam 96 birim bulunmaktadır. Bu birimler
Enstitü çatısı altında verilerin toplanmasını sağlamakta ve
Fransa Tarım Bakanlığı’nın da ortaklığıyla hayvancılık sektöründe
tek bir mimarı yapı oluşturulmaktadır. Bilgi akışının sağlanması
için 200 adet eğitimli ziraat mühendisi ve veteriner Enstitü
bünyesinde çalışmaktadır. Bu enformasyon birimi genel bir merkezden
kontrol edilmekte ve ıslah, besleme ve sürülerin yapısı hakkında
bilgi paylaşımını sağlamaktadır.
Fransa‘daki süt hayvancılığı
organizasyonunda tüm bölgelere aynı hizmet eksiksiz olarak
sunulmaktadır. Bir süt hayvancılığı işletmesinin enstitü hizmetlerinden
faydalanabilmesi için üyelik şartı aranmaktadır. Verilen hizmetlere
ait ana başlıklar;
Hayvanların pedigrilerinin tutulması
Hayvanların performans
kayıtlarının tutulması
Suni
tohumlama yapılması
Soy
kütüğüne göre ıslah
çalışmalarının yapılması
Seleksiyon ve ırk
seçiminin yapılması
İşletmenin ekonomik
durumunun analizi
Süt toplama hizmeti
Zirai
malzeme temini
Girdi
kontrolü
Sağlık kontrolleri
Fransa Ulusal Hayvancılık Enstitüsü’nün toplam 470 milyon
Avro bütçesi bulunmaktadır. Bu bütçenin %75’lik kısmı üreticiler
tarafından %25’lik kısmı ise Tarım Bakanlığı tarafından finanse
edilmektedir. Enstitüye bağlı bölgesel birliklerin devamlılığını
sağlamak için üreticiler maddi destek vermektedir. Bu amaçla
süt ve süt ürünlerinden % 0,19’luk bir vergi kesilmektedir.
Kesilen bu vergilerden yaklaşık yılda 12 milyon avroluk bir
gelir sağlanmaktadır.
Sunum yapan Fransız
yetkililerin belirttiğine göre, Fransa’da çiğ süt fiyatları Avrupa
Birliği ortalaması olan 220 – 230 avro/tondan daha yüksek olup
280 avro/ton civarındadır. Fransa’da çiğ süt fiyatının Avrupa
ortalamasından yüksek olmasının en önemli nedeni olarak örgütlülük
gösterilmektedir. Çiğ süt fiyatları, üreticiler ve sanayicilerin
ortak çalışmaları sonucunda maliyet de dikkate alınarak belirlenmektedirler.
Ancak, günümüzde Fransız süt üreticileri çiğ süt fiyatlarından
memnun değildir. Bu fiyatlarla geçimlerini sağlayamadıklarının
belirtmektedirler. Bu durum Avrupa Birliği’nin 1984’ten beri
uyguladığı süt kotalarının bir neticesi olarak görülmektedir.
Süt kotalarının aşılması neticesinde çiğ süt fiyatlarında bir
düşüş gözlenmiştir.
Geri Dön |