ANASAYFADUYURULARAYLIK BULTENARSIVPROJEULUSLARARASIILETISIM



.




ÜRETİCİ ÖRGÜLENMESİ İLE İLGİLİ SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER


Köy-Koop Kastamonu
Birlik Başkanı
Erol AKAR


ÜRETİCİ ÖRGÜLENMESİ İLE İLGİLİ SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER

İnsanoğlu, İlk çağlardan bu tarafa, tarihin her döneminde ortak yaşam, ortak hareket güdüsü ile örgütsel davranışını ortaya koymuştur. Bireyler, varoluşlarından bu tarafa üretim için bir araya gelmiş, korunma ve sahip olduklarını korumak için ortak hareket etmişlerdir. Gelişen teknoloji, ekonomik ve sosyal yapıdaki deşikliklerle birlikte ortaklıklar ve beraberlikler daha düzenli örgütsel oluşumların kurulmasına yol açmış ve zaman içerisinde bu örgütsel oluşumlara yasal zemin hazırlanmıştır.

Gün geçtikçe ağırlaşan geçim şartları ve rekabet edebilirlik kabiliyeti özellikle tarım kesiminde örgütlenmeyi zorunlu hale getirmiştir.
 
Ulusal boyutta Örgütlenme zorunluluğunun yanında, rekabet şartları o kadar önemli bir noktaya gelmiştir ki, ülkeler arası dayanışma dahi kaçınılmaz hale gelmiştir.
 
Kısaca;ÖRGÜTLENME
Benzer sorunlara sahip bireylerin sorunlarını çözmek veya gelişimlerini sağlamak için bir araya gelmeleridir.
 Ülkemizde üç temel örgütlenme yapısı görülmektedir. 
1-Ekonomik Örgütler (Kooperatifler)
2-Diğer Örgütler (Birlikler-Dernekler)
3-Mesleki örgütler (Ziraat Odaları)
 
Hemen hemen bütün dünya ülkelerinde, ekonomik örgüt  olarak kooperatifler en yaygın bir şekilde görülmektedir. Genel ilkeleri doğrultusunda değerlendirildiğinde kooperatifler  tüm ülkelerde aynı ortak özellikleri taşımaktadırlar.

 DÜNYA KOOPERATİFCİLİK İLKELERİ 
l      Ortaklıkta Gönüllülük ve herkese açık üyelik ilkesi
l      Demokratik yönetim ilkesi
l      Ortağın Ekonomik katılımı ilkesi
l      Özerklik ve bağımsızlık ilkesi
l      Eğitim Öğretim ve bilgilendirme ilkesi
l      Kooperatifler arası işbirliği ilkesi
l      Toplum yararını gözetme ilkesi
 
Ülkemizde kooperatiflerin işleyişi ile ilgili düzenleme 1163 sayılı yasayla yapılmıştır.  Yasaya uygun olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca hazırlanan ana sözleşmeler kooperatiflerimizin iç işleyişlerini belirlemiştir.
   KOOPERATİFİN TANIMI 
Ekonomik ve sosyal amaçlı, demokrasi, barış ve çevrenin korunması, istihdamın artırılması, mevcut kaynakların üretime yönelik kullanılması, yatırımın artırılması, yoksullukla mücadele ve bütün yönlerden sosyo-ekonomik gelişmeye katkıda bulunmak için kullanılan evrensel bir örgütlenme modelidir.
  
Kooperatifler, her yönetim sisteminde şu veya bu şekilde sistemlerin ayrılmaz bir parçası olarak görülmüştür.
 
Fransa’da 10 çiftçiden 9’u tarımsal kooperatif üyesidir. Kooperatif bankaları toplam mevduatın % 60’ ını elinde bulundurmaktadır.
 
Norveç’te mandıra kooperatifleri süt üretiminin % 99’ unu gerçekleştirmektedir.
 
Kıbrıs’ta kooperatif hareketleri bankacılık hizmet pazarının % 30’unu  tarımsal ürün pazarının % 35’ ini elinde bulundurmaktadır.
 
Özellikle kırsal kesime hizmet veren, diğer taraftan devlet sektörünün köye ve köylüye yönelik yatırım hizmetlerinin götürülmesinde  veya bir hizmetin görülmesinde kooperatifler bir tüzel kişilik olarak çok önemli bir işlevi yerine getiren kuruluşlardır.
 
Gelişmiş ülkeler incelendiğinde; tarımın gelişip sanayileştiği ve üreticilerinde örgütlendiği görülür.
 
Tarım politikalarını oluşturmak, Uygulama koşullarını belirlemek ve böylece politik mekanizmaları etkileyebilmek,
 
Pazarda etkili olabilmek,
 
Çağdaş üretim yöntemlerini kullanıp verimliliği artırarak kırsal alan kalkınmasını gerçekleştirmek, ancak örgütsel güçle, yani örgütlü üreticilerle olmaktadır.
 
Kooperatifçiliğin yaklaşı 160 yıllık geçmişe sahip oluşu, hiçbir siyasi mülahaza ile değerlendirilmemesi gerektiğinin önemli bir göstergesi olarak görülmelidir.

        KOOPERATİFLERİN KURULUŞUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1-Tarımsal Yapının Getirdiği Zorunluluklar
            a) Arazi dağılımı,
            b) İşletmelerin yapısı, 
            c) Sermaye birikiminin yetersizliği,
            d) Tarımsal ve hayvansal üretimin bir ekonomik faaliyet olduğu, bir köyün bir çiftlik haline getirilme ihtiyacı,
 
 2-Uygulanan  Ekonomik  Modelin Getirdiği Zorunluluklar
            a) Özelleştirme,
            b) Taban fiyat uygulamasının kaldırılması,
            c) Tarımsal üretim planlamalarının yapılamamış olması,
            d) Özel sektörün giderek güçlenmesi ile üretici lehine rekabet ortamının kurulamaması.

 3-Yasa, Yönetmelik veya  Tebliğlerle Getirilen Özendirici Tedbirler
            a)  Devletin  Kırsal alana veya  üreticiye  götüreceği hizmetlerde    muhatap bulma  ihtiyacı
            b)  Geçmişte Yurtdışına işçi gönderilmesinde kooperatiflere öncelik verilmesi,
            c)  Orman üretiminde 6831 sayılı kanunun 34.  ve 40.   maddeleri ile tanınan haklar
            d)  Proje uygulamaları ile getirilen teşvikler
            e)  Özel olarak verilen ürün desteklemeleri ve tarımsal desteklemeler.

2007 YILINDA UYGULANAN SÜT DESTEKLEMELERİ 

Diğer Üreticiler: 3,0 Ykr./Litre, Örgütlü Üretici: 5,5 Ykr./Litre, Hayvanların soy kütüğüne kayıt ettirilmesi halinde: 1,5 Ykr./Litre-7,0 Ykr./Litre, Üretici örgütlerinin teknik eleman (Zir.Müh.-Vet) çalıştırmaları halinde: 1,5 Ykr./Litre-8,5 Ykr./Litre, Pazarlanan sütün Üretici Birliğinde kayıt altına alınması halinde: 1,5 Ykr./Litre-10,0 Ykr./Litre,
 
2008 Yılında verilecek hayvancılık desteklemelerinde kooperatifler önemli bir görev üstlenmişlerdir.
 
Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca uygulamaya konulan 2008/13695 sayılı Hayvancılığın desteklenmesi ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile desteklemelerin üretici örgütleri aracılığı ile verilmesi öngörülmüştür.

ÜRETİCİ ÖRGÜTLENMESİ İLE İLGİLİ SORUNLAR 

Ülkemizde bu gün üretici örgütlenmesi ile ilgili önemli sorunlar yaşanmaktadır.
 
Son yıllardaki örgütsel gelişmeler sorunları giderek ağırlaştırmıştır.
 
Tüm bu gelişmeler üreticinin mağduriyetine neden olmaktadır.
 
Üretici bu kadar örgütü beslemek ve onlara kaynak sağlamak zorunda kalmıştır.
 
Oluşturulan örgütlerin çoğu aynı işlevi yürütebilecek,  aynı fonksiyona sahip, çalışma konuları aynı olan kuruluşlar  niteliğindedir.
 
Güçsüz ve hizmet potansiyeli olmayan kuruluşlar oluşturulması nedeniyle, hemen hemen hepsinin ciddi kaynak sorunları vardır.
 
Ülkemizdeki işletmelerin küçüklüğü ve hala geçimlik üretim yapılması ihtisas birliklerinin oluşmasında bir engel olarak görülmektedir.

İşletmelerin ekonomik büyüklüğe ulaşması halinde ihtisaslaşmaya yönelinmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
 
Üretici örgütlerinin önemli bir kısmı, üreticinin talebinden veya ihtiyacından doğmamıştır.
 
Farklı nedenlerle, kişisel veya kurumsal yönlendirmelerle oluşan bu örgüt yapısı, üreticiler arasında haksız rekabeti ve kutuplaşmayı getirmiştir.
Gereksiz bir çok kuruluşun oluşması, örgütler arası birleşme ve dayanışmayı giderek zor hale getirmiştir.
 
Üretici örgütlerinin görev alanları belirsizdir. Dolayısıyla görev karmaşası yaşanmaktadır.
  
Kooperatifçiliğe olan güven sorununun aşılması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı yapıların oluşturulması kaçınılmazdır.
 
Kooperatiflerin güçlenmesi ve proje üretebilmesi finansal sorunların aşılmasına bağlıdır.
 
Kooperatif kuruluşlarında iş gücü ve sermaye yapısı güçlü, havza bazında kooperatiflerin oluşmasının teşvik edilmesi  ve kooperatif birleşmelerinde özendirici ve destekleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir.
 
Kooperatifçiliğe olan güven sorununun aşılması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sağlıklı yapıların oluşturulması kaçınılmazdır.
 
Kooperatif kredilendirilmelerinde iyi bir etüd ve fizibilite çalışması yapılamamıştır,
 
Siyasi mülahazalar veya müdahaleler etkin rol oynamıştır,
 
Yöre halkının talep ve ihtiyaçları yeterince dikkate alınmamış ve katılımcılık sağlanamamıştır.
 
Kredilendirmelerde üst örgütlenmelerle iletişimde ve işbirliğindeki eksiklikler giderilememiştir.
 
Özellikle bölge birlikleri kredilendirmelerde daha fonksiyonel hale getirilmeli, denetim, eğitim ve kredi uygulamasının takibinde bölge birlikleri daha etkin rol almalıdır.
 
Kooperatif kredilendirilmelerinde gerçekçi etüd ve fizibilite çalışmaları yapılmalı, farklı mülahazalarla kredilendirmelere gidilmemelidir.

Kurumlar vergisi kanununda yapılan değişiklikle üst örgütlenmenin önü kesilmiştir.
 
Kooperatiflerin kendi ürettikleri ürünü mamule çevirmeleri halinde kurumlar vergisi muafiyeti ortadan kalkmakta, bir şekilde üreticinin kendi ürününü işlemesi cezalandırılmaktadır.

Özellikle kırsal alanda oluşturulan kooperatifler önemli gelişmeler kaydetmekte iken 1980 li yıllarda merkez birliğinin kapatılması ile hiyerarşik örgüt yapısı bozulmuş, özellikle kırsal alanda kurulmuş olan kooperatifler kendi haline bırakılmış 1997 yılına kadar da merkez birliği düzeyinde örgütlenme sağlanamamıştır. Denetim, eğitim ve finans sistemleri hala olması gereken şekli ile oluşturulamamış ve kooperatifçilik formasyonuna sahip eğitimli kooperatifçi yetiştirilememiştir.

Ayın Dosyaları:

- Çiğ Süt ve Kutu Sütlerin Anlamsız Seyahati - Prof.Dr. Tayfun ÖZKAYA
- Gıda Egemenliği Yoksa Yaşam Yok - Prof.Dr. Tayfun ÖZKAY
- Sınırıma Dokunma - Prof.Dr. Tayfun ÖZKAY
- Domuz Gribini Et Endüstrisi Doğurdu.  - Prof.Dr. Tayfun ÖZKAY

Geri Dön