Bursa Uludağ İhracatçı Birlikleri, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları
Birliği tarafından düzenlenen 'Yaş meyve sebze ihracatında tarım
ilacı kalıntıları yönüyle avrupa birliği ne istiyor?' konulu
konferansa katılan Freshfel Avrupa teknik danışmanı Rosseneu,
meyve ve sebzelerdeki pestisit kalıntıları ile ilgili AB kurallarını
anlattı. Pestisit kalıntılarının önemi, AB Mevzuat Çerçevesi,
AB Pazar Koşulları ve Türk ihracatı açısından somut çıkarımlarda
bulundu.
Yaş meyve ve sebzede kullanılan pestisitlerin hayatın bir parçası olduğunu ve
kullanmaktan başka çare bulunmadığının altını çizen Frederic Rosseneu, söz konusu
kimyasalların güvenli kullanımının gerektiğini belirterek, "Bunları, bir
kısım zararlı böcekleri yok etmek için kullanmaktayız. Bunu yaparken çoğunluğu
bitki üzerinde kalıyor ve kaybolmuyor. Bu nedenle önemli olan bunu hiç kullanmamak
değil, yeterli derecede kullanmaktır." dedi. Bu konuda hükümetlerinde azami
kalıntı düzeyine (AKD) göre düzenlemeler yaptığına dikkat çeken Rosseneu, bunda
tamamen bir yasaklama değil, yeterli derecede kullanımının kontrolünün söz konusu
olduğunu ifade etti.
Freshfel teknik danışmanı Rosseneu, AB Hızlı Alarm sisteminde 2009'da biraz düzelme
olmasına rağmen bunun yeterli olmadığını ifade ederek, "2008'de Türk menşeli
yaş sebze meyvede pestisit kalıntıları ile ilgili alarm sayısı 40 olurken,
2009'da ise alarm sayısı 29'a gerilemiş durumda. Kayda değer miktarda taze mahsulde
AKD'ye uygunsuzluk: Amitraz, Diyazinon, Methomil, Oksamil, Direkt sonuçlara bakıldığında
ise; Artan resmi denetimler; 2010 itibariyle önceden bildirimde, armutların,
kabakların, biberlerin ve domateslerin yüzde 100'ünde idari, yüzde 10'unda ise
fiziki denetim istenmiştir. Armutlarda ise Kasım 2009'da acil önlemler gerekliliği
vurgulanmış." dedi.
Pestisit kalıntılarının bütün paydaşlar için önemli bir konu olduğunun altını
çizen Frederic Rosseneu, "AB mevzuatı değişmektedir. Özel talepler tedarik
zincirindeki değişiklikleri yönlendirmektedir, perakendeye erişim şartı gibi.
Bazı Türk ihracat kategorilerinin mükemmel ünü ve genel performans ile algıyı
geliştirmek için diğer kategorilerde de güvenilirliği arttırmak gerekmektedir." diyerek
sözlerini tamamladı.
"DAHA KALİTELİ ÜRÜN
İHRAÇ ETMELİYİZ"
Uludağ Yaş Meyve
Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı
Dr. Salih Çalı ise, ekonomik kriz öncesinde önemi gittikçe
artan ve yaş meyve sebze ihracatını engelleyebilecek sorun
haline gelen 'tarım ilaçları' konusunun gittikçe öneminin
arttığına dikkat çekerek, "Daralan talep ile ithalatçıların
çok seçici davranacakları bir ortamda 'güvenilir ürün' ilk
sırada olacaktır. İzin verilenin üzerinde ya da yasaklı ilaç
kalıntısı bulunması halinde ihracat zorlanmakta ve bozulan
ülkemiz imajını düzeltmek ilave çabaları gerektirmektedir." dedi.
Dr. Salih Çalı, geçen yıl düzenlenen konferansta bu konuda
uyarılarda bulunduklarını kaydederek, "Düzenlediğimiz
panellerin açılış konuşmalarında dile getirdiğimiz bir ifadeyi
burada yeniden tekrarlamak istiyorum: 2009 yılında tüm süpermarketlerin
özellikle Türk ürünleri için yoğun analiz stratejilerini
biliyoruz. Çoğu analiz yaptırmadan ürünlerini rafa koymayacaklardır.
Bu süreçte maalesef kurunun yanında yaş da yanacaktır. Bir
üreticinin hatasını tüm ülke ve sektör çekecektir. Bu nedenle
herkes kendini ve çevresini denetlemelidir. Bu uyarılarımızı
yine tekrarlıyoruz. Maalesef bu kaygılarımız doğru çıktı,
armut ve diğer bazı ürünlerimizde de tarım ilacı kalıntı
sorunlarıyla karşılaştık ve bundan büyük zarar gördük." şeklinde
konuştu. Oluşan bu olumsuz imajı ortadan kaldırmak için AB
ve diğer ihracatta bulunulan ülkelere daha güvenilir yaş
meyve ve sebze ürünleri pazarlayarak bunu kanıtlamak gerektiğini
sözlerine ekledi.
Geri Dön |