Yani Türkiye genelinde, kooperatifçiliğin artık ön saflara çıkması ve çiftçinin birlik içerisinde ürettiği el emeği ürünlerini değerlendirdiği bir çatı altında toplamanın zamanı diyerek, her çiftçi kardeşimin birlik ve beraberliğe davet etmek istiyorum.
KÖYLÜNÜN REFAHI
Örneğin bizler Tire’nin 250 hane, 1000 nüfuslu bir köyüyüz. Köyümüzde bulunan Tarımsal Kooperatifimiz çiftçimizin üretmiş olduğu ürünleri alıp, konserve imal ederek Almanya başta olmak üzere AB ülkelerine ihraç ediyoruz. Bu sene ihtiyacımız olan mahsulleri sözleşmeli olarak kendi ortaklarımıza diktirip, Pazar aramaksızın, yetiştirerek kooperatifimizin ihtiyacı olan hammaddeyi ortaklarımızdan sağlayacağız. Bu sayede yılda dışarıdan alınan ve değeri 250 bin ile 300 bin lira arası olan ürünü ortaklarımız yetiştirecek.
Dolayısıyla bu ürün bedelleri kendi ortaklarımızda kalarak, köyümüzün refah düzeyine biraz olsun katkı yapmak ve Pazar paylarını artırmak amaçlanıyor. Üretmiş oldukları ürünleri değerinde ve sözleşmeli şartlarını yerine getirerek alıp kooperatifçiliğin ana materyalini yerine getirmeye amaçlıyoruz. Bizler bunu başarıyorsak diğer köylü ve çiftçi kardeşlerim niye başarmasın?
KUVVET DOĞAR
Denildiği gibi birlikten kuvvet doğar. Eğer bizler birbirimize sahip çıkmazsak, ortada erir gideriz. Zaten şuan erime aşamasındayız. Gelin birleşelim, birlik olalım ve dertlerimizi birlik olduğumuz sürece duyurabileceğiz bilincine varalım.
Kooperatifçiliğin en güzel örnekleri; yörem olan Küçük Menderes havzasında fazlasıyla bulabilirsiniz. Örneğin, Tire Süt Kooperatifi, Bayındır Çiçekçilik (Bayçikoop), Peşrefli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Bademli Fidancılık Kooperatifi ve Kiraz İğdeli Kooperatifi bu kooperatifler birer örnektir. Son sözüm biz birbirimize sahip çıkmadıkça kimse bize sahip çıkmaz.
Geri Dön
|