ANASAYFADUYURULARAYLIK BULTENARSIVPROJEULUSLARARASIILETISIM



.




Muammer NİKSARLI’ nın Basın Açıklaması


Muammer NİKSARLI


TÜRKİYE MİLLİ KOOPERATİFLER BİRLİĞİ GENEL BAŞKANI MUAMMER NİKSARLI’ nın KOOPERATİLER KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLE İLGİLİ YAPMIŞ OLDUĞU BASIN TOPLANTISINDAKİ KONUŞMA METNİ

Sayın basın mensupları,
Hepinize hoş geldiniz diyor, ilgilerinizden dolayı Şahsım ve Türkiye kooperatifçileri adına saygılarımı sunuyorum.
Alman Kooperatifler  kanunundan esinlenilerek hazırlanan 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunumuz 1969 yılında yürürlüğe girmiştir.

Kooperatifler Kanunumuz bugüne kadar birçok değişikliğe uğramıştır. Her değişiklikte kanunun çağdaş ve demokratik niteliği biraz daha zarar görmüştür. Hatta ceza yasası niteliğine de dönüştürüldüğü ifade edilmiştir. Kamuoyunda gülünç karşılanan, basınımızda haber konusu olan cezalar kooperatifçilere verilmeye başlamıştır. Örneğin futbol maçlarına gitmeme gibi cezalar. Çünkü  yasanın öngördüğü kısa da olsa hapis cezaları ertelenemez nitelikteydi.
En son 3 Haziran 2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen değişiklikler ile kooperatifçiliğimiz 65 yıl geriye götürülmüş ve dünyada benzeri olmayan bir kooperatifçiliğe dönüştürülmüştür.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu iki nedenle değiştirilmek istenmiştir. Birincisi konut yapı kooperatiflerinin Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlanması, ikincisi ise yeni bir denetim sisteminin  getirilmesinin istenmesidir.
Ancak Yapı Kooperatiflerini Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlama süreci Türkiye’deki tüm kooperatifilerin demokratik yapılarına darbe vurmakla sonuçlanmıştır. 
Yasa tasarısının gerekçesi ve komisyonlarda verilen bilgiler gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki:

  1. Türkiye’de kooperatif sayısı 87,000’nin üzerinde, ortak sayısı ise yaklaşık 8,5 milyon olarak sunulmaktadır. Konut yapı kooperatifleri özelinde ise kooperatif sayısı yaklaşık 60.000, ortak sayısı ise 2 milyonun üzerinde ifade edilmektedir. Oysa ki, bu bilgiler doğru değildir. Gerçekte Türkiye’de faal olan tüm kooperatiflerin sayısı 46.400, ortak sayısı ise 6,9 milyondur. Konut yapı kooperatiflerinin özelinde faal olan kooperatif sayısı 23.500’dür. Yukarıdaki sayılardan da görüleceği üzere konu sayısal olarak abartılmaktadır.
  1. Bayındırlık ve İskan Bakanlığının yapı kooperatiflerine kredi ve arsa olanağı sunabileceği komisyon çalışmalarında Sayın Bakan tarafından ifade edilmiştir. Oysa bilinmektedir ki ,Türkiye ‘de tüm kamu arsaların tasarrufu TOKİ’ye aittir. Ve hatta Arsa Ofisi de TOKİ’ye bağlanmıştır. Bunun dışında gecekondu Önleme Yasasındaki her türlü yetki de TOKİ’ye devredilmiştir.

Konut kredisi verme yetkisi de TOKİ’nindir.
Bayındırlık Bakanlığının bu konularda yetkilendirilmesi için yeni bir kanun çıkarılması gerekir.

  1. Daha iyi bir denetim yapabilmek iddiası öne sürülmektedir. Şu anda mühendislik ve fen kurallarına uygunluk, imar mevzuatına ve projeye uygunluk denetimi bağımsız yapı denetim firmaları tarafından yapılmaktadır.  YAPI DENETİM FİRMALARI BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞINA KARŞI SORUMLUDURLAR.  Görülüyor ki bu iddia da makul değildir.

 

  1. Yapı Kooperatiflerinin ülkemiz kentlerinin imar ve şehircilik kurallarına aykırı davrandıkları ve olumsuzluklara yol açtıkları iddia edilmektedir. Bu yasa ile bunların önleneceği söylenmektedir. Oysaki, Türkiye’de halen bir arazinin arsaya dönüştürülmesi yani plan yapma yetkisi belediyelerin elindedir.

- Arsalar üzerine uygulanacak yapıların projeleri belediyeler ve yapı denetim firmaları tarafından kontrol edildikten sonra yine belediyeler tarafından yapı yapma izin belgesi verilmektedir,

- Yapım aşamasında mühendislik ve fen kurallarına uygunluk ve projesine uygunluk denetimi bağımsız yapı denetim firmaları tarafından yapılmakta, yapının belli aşamalarında su basman vizesi, demir vizesi, ısı yalıtım vizesi, asansör vizesi gibi vizeler de ilgili belediyeler tarafından verilmektedir.

- Yapının bütün kurallara uygun olarak yapıldığı bağımsız denetim firmaları tarafından raporlanıp belediyeye sunulmakta, ayrıca yapı sahibinden (kooperatiflerden) sigorta ilişiksizlik belgesi ve vergi ilişiksiz belgesi istendikten sonra yapıya kullanma izni verilmektedir.

Görülmektedir ki, bu sürecin hiç bir aşamasında kooperatifler yetkili değildir. Hatta binanın dış rengini belirlenmesinde bile kooperatifler yetkili değildir.

Nasıl oluyor da kentlerimizin imarını konut kooperatifleri bozuyormuş bunu anlamak mümkün değil.
Esas olarak;bugün ki basın toplantımızı zorunlu kılan ve bundan sonrada her platformda mücadelesini vereceğimiz değişiklik ilgili yasanın 90.ıncı Maddesindeki değişikliktir: 

KOOPERATİF VE ÜST KURULUŞLARININ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ İLE ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİ İLGİLİ BAKANLIKLARCA GÖREVLENDİRECEK HERHANGİ BİR MEMURUN YAPACAĞI DENETİM SONUCUNDA YARGI KARARINA GEREK OLMAKSIZIN VERECEĞİ RAPORA BAĞLI OLARAK GÖREVDEN ALINABİLECEKLERDİR.

Bu durum ne uluslararası kooperatifçilik standartları ve ilkeleri ile ne de çağdaş demokrasi ve hukuk kuralları ile bağdaşmaz.

Bu durum aynı zamanda İLO’nun 193 sayılı Hükümetlere Tavsiye Kararına da aykırıdır.

Bu durum Tarım ve Köyişleri Bakanlığının, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin, Alman Kooperatifler Konfederasyonunun (DGVR), ülkemizdeki kooperatifçilikle ilgili tüm kurumların katılımıyla iki yıla yakın bir süre çalışılarak hazırlanan “Kooperatifçilik Strateji Belgesinin” mutabakatlarına da aykırıdır.

Bu durum 5 Mayıs 2010 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı,  ILO ve DGVR’nin müştereken yaptıkları ve kooperatiflerin de katıldığı “Uluslararası Kooperatifçilik Konferansı” sonuç bildirgesine de aykırıdır.

Söz konusu Kooperatifçilik Strateji Belgesinde yeniden yapılanma için yeni kurumlar önerilmiştir.
Bunlar:

  1. Eğitim, araştırma ve geliştirme merkezi. (Bu merkezden eğitim sertifikası almayanların kooperatif yöneticisi ve kooperatif çalışanı olmamaları),
  1. Düzenleme ve denetleme kurumu.( Kooperatifler, devletle sorumluluk paylaşarak kooperatiflerin her yıl denetlenmesi sağlanacaktır.)
  1. Kredi Garanti Fonları kurulacak ve kooperatiflerin finansman sorunu bu yolla çözülecek (Yapı, Tarım ve Kredi ),

 

  1. Kooperatifçilik faaliyetleri tek bir bakanlık bünyesinde toplanacak,
  1. Kooperatiflerin aynı zamanda denetim zorunluluğu taşıyan üst örgüte üye olma şartı getirilecek,

 

  1. Küçük kooperatiflerin birleştirilerek güçlü yapıların oluşturulması sağlanacak.

BİZCE BU DURUM SAYIN BAŞBAKANIN ISRARLA ÜZERİNDE DURDUĞU DAHA COK DEMOKRASİ DAHA YAYGIN DEMOKRASİ SÖYLEMİNE DE AYKIRIDIR. ÇÜNKÜ DEMOKRASİ SÖYLEMDEN ÇOK KENDİNİ EYLEMLE HİSSETTİRİR. BU DEĞİŞİKLİKTEN SAYIN BAŞBAKANIN DA BİLGİSİ OLDUĞUNA İNANMIYORUZ.

Biz Türkiye kooperatifçileri olarak kooperatiflerdeki denetimsizlikten herkesten daha fazla şikayetçiyiz.

Kooperatiflerdeki eğitim yetersizliğinden herkesten daha fazla şikayetçiyiz.

Kooperatifçilikteki dağınık yapıdan, çok sayıda güçsüz kooperatifin kamuoyunda yarattığı olumsuz imajdan herkesten daha fazla şikayetçiyiz.

AB girmekte olduğumuz bu süreçte göz ardı edilmemesi gereken bir gerçek ise kooperatiflerin Avrupa (tarım) ekonomisindeki payının % 50, bazı ülkelerde % 90 olduğudur. Bizde bu oran %2 olarak ifade edilmekte birlikte gerçeği bilen yoktur. Avrupa’da kooperatifçilik; demokrasi okulu olarak adlandırılmışlar, istihdam yaratma, sosyal adaleti yaygınlaştırma, demokrasiyi yaşarak öğretme, kayıtdışı ekonomiyi önleme aracı olarak benimsenmiş ve değerlendirilmiştir.

 Türkiye’deki tüm kooperatifleri potansiyel hırsız, suçlu olarak kabul ederek yasa düzenlemesi yapmak sorunlarımızı çözmeyecektir.
Ülkemizde kooperatiflerin doğrudan yarattığı istihdam 110.000 kişi dolayındadır.  
İyi örneklerin yanı sıra her meslek grubunda ya da kurumda hatalı insanlar olabileceği gibi suçlu kooperatifçiler, hata yapan kooperatifçiler de olabilir. Hatalı yöneticileri olabilir ama kooperatifçilik kurumunu zedeleyen yasalar yapmak Devletin,  Meclisin görevi olmamalıdır. Devletin görevi hatalı kişiyi tespit etmek ve onu cezalandırılmak olmalıdır.
Bu konuda bir dizi eylem kararı almış bulunuyoruz.

    • Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yasayı onaylamaması için bir kampanya düzenleyeceğiz
    • Konunun Anayasa Mahkemesine götürülmesi için girişimler başlatacağız.
    • ILO ve Uluslararası Kooperatifçiler Birliği (ICA) nezdinde de girişimlerde bulunuluyoruz
    •  “Kooperatiflerden Elinizi Çekiniz” sloganıyla uluslararası bir kampanya başlatacağızı.
    •        2012 kooperatif yılı etkinliklerinde konu gündemde tutulacaktır
    •        27 Haziran 2010 tarihinde yapacağımız kooperatifçilik kurultayın gündemi ağırlıklı olarak bu konu olacaktır.

    09.06.2010

    Geri Dön