ANASAYFADUYURULARAYLIK BULTENARSIVPROJEULUSLARARASIILETISIM



.




22 Mart Dünya Su Günü


22 Mart Dünya Su Günü


Su, bireylerin en temel gereksinimi olma ve başlıca ekonomik faaliyetlere kaynaklık etme özelliği ile ulusların devamlılığı için yaşamsal bir kaynaktır.
Su, hayatın kaynağı, dünyanın 3/4'ü; vücudumuzun % 80'i su. Kana kana içtiğimiz, duş yaptığımız, yağmur olup yağdığında sevdiğimiz ama sel olup aktığında korktuğumuz su.
Su insan için çok önemli. Ama öte yandan da dünya nüfusunun artması, küresel ısınmaya bağlı iklim değişiklikleri, suyun yeryüzündeki dağılımı ve kullanım şekli, su ile ilgili ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. İşte bu konudaki gerçeklerin bir kısmı:

• Dünyadaki tatlı suyun %80 i buzul olarak kutuplardadır.
• Dünyadaki nehirlerin yaklaşık 2/3ü (yaklaşık 300 nehir) sınır ötesi su olarak bir kaç komşu ülke tarafından paylaşılmaktadır. Bu nehirlerin hemen hemen tamamı komşu ülkelerle sorunlara yol açmaktadır.
• Yaklaşık 1,1 milyar insan temiz içme veya kullanım suyundan yoksundur.
• Her yıl yaklaşık 5 milyon insan su ile ilgili hastalıklardan dolayı ölmektedir.
• 2025 yılında dünya nüfusunun üçte biri şiddetli derecede su sıkıntısı çekecektir.
• Halen dünyada 2,8 milyar insan şehirlerde yaşıyor, bu rakam 2025'te 4,5 milyara yükselecek. Şehirler temiz suya daha fazla ihtiyaç duymakta olup aynı zamanda da daha büyük atık su sorununa yol açmaktadırlar. Şehir nüfusunun artması ciddi su sorunlarını beraberinde getirecektir.
• Ülkemizdeki 3200 belediyenin yaklaşık 50 adedi kanalizasyon sularını arıtmaktadırlar. Başka bir deyişle nüfusumuzun yaklaşık 50 milyonuna ait kanalizasyon suları doğrudan nehirlere dolayısıyla göl ve denizlere akmaktadır.

Bunlar, su ile ilgili gerçeklerin sadece bir kısmı. Bu ve buna benzer konuların ciddi bir şekilde dünya gündemine gelmesiyle BM Genel Kurulu 1993 yılı Aralık ayında aldığı bir kararla her yılın 22 Mart gününün " Dünya Su Günü" olarak kutlanmasını kararlaştırmıştır.

BAN'ın 22 Mart Dünya Su Günü Mesajı

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, suyu akıllıca kullanabilmek için her zamankinden daha fazla birlikte çalışma zorunluluğu bulunduğunu belirterek, "Geleceğimiz, paha biçilmez su kaynaklarımızı nasıl yöneteceğimize bağlı" dedi.

Ban, 22 Mart Dünya Su Günü mesajında, su kaynaklarının birçok yerde ülkeler ve toplumlar tarafından paylaşıldığını, insanların düşünülenin aksine su konusundaki ihtiyaçlarını karşılamak için çatışmayı değil, işbirliğini seçtiğini kaydetti.

"Dünya genelinde 300'ün üzerinde su anlaşması bulunması buna bir örnek oluşturuyor" diyen Ban, siyasi irade, esnek politik çerçeve, güçlü kurumlar ve kapsayıcı yaklaşımın, herkesin yarar sağlayacağı bir temelin atılmasına yardımcı olacağını vurguladı.

Su Ticarileştirilemez, Su Rant Aracı Değildir.

Bir doğal varlık ve insan hakkı olan su, insanoğlunun temel gereksinimlerini karşılamakla birlikte aynı zamanda tarım, enerji üretimi, endüstri, ulaşım ve turizmin yanı sıra gelişmenin de kaynağıdır. Su, tarım ve endüstri için bir üretim girdisidir. Su aynı zamanda bir enerji kaynağıdır. Bu nedenle su, gelişmeyi belirleyen stratejik bir özellik taşımaktadır.

Ülkemizin yenilenebilir yerüstü ve yeraltı su potansiyeli ise yılda toplam 112 milyar m3civarındadır. Günümüzde bu suyun 43 milyar m3‘ü kullanılabilmekle birlikte bunun 31 milyar m3‘ü tarımda, 4,9 milyar m3‘ü sanayide ve 7,1 milyar m3‘ü de içme ve kullanma suyu olarak kullanılmaktadır. Görüldüğü üzere kullanılabilir suyumuzun büyük bir kısmı tarımsal sulamada kullanılmaktadır.

FAO‘ya göre bir kişinin bir günlük gıdasının üretiminden işlenerek masaya gelmesine kadar 2-5 ton su harcanmaktadır. Çiftçinin suya ulaşamaması, tüketicinin gıdaya ulaşamaması anlamına gelmektedir.

Bu özellikleri, suyu, dünyada bir kıt kaynak niteliğine dönüştürmekte ve suyun ticarileşmesinden doğan / doğacak olan rant, sermayenin iştahını kabartmaktadır.

Su doğal ve insan hakkıdır. Rant aracı değil. Bu bağlamda tarım sektöründe uygulanması gereken  gereken bağimsız  tarım politikaları gibi, en önemli  doğal kaynağımız olan su için çok uluslu firmalara ve suyun ticarileşmesi için çaba gösterenlere karşı bağımsız su politikaları uygulanarak su kaynaklarımızın korunması gerekmektedir. Bu bağlamda, demokratik kitle örgütlerinin önümüzdeki süreçte en temel görevi, suyun ticarileşmesine engel olmaktır. (ZMO)

Geri Dön