|
ÇELTİKTE SORUNLAR BİTMİYOR
2008 Yılı Çeltik Taban Fiyat Belirleme Toplantısı İpsala’da yapıldı.
20 Ağustos 2008 tarihinde Köy-Koop Edirne Birliği Başkanlığınca düzenlenen toplantıya Edirne Köy-Koop Başkanı Ahmet ERKEN, Edirne Ziraat Odası Başkanı Cengiz YORULMAZ, İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Ali SOYDAN, İpsala Ziraat Odası Başkanı Yusuf TUNCA, belde belediye başkanları, banka temsilcileri, çeltik üreticileri ve vatandaşlar katıldı.
Köy-Koop Edirne Birlik Başkanı Ahmet ERKEN açılış konuşmasında 1978 yılından bu yana her yıl hasat döneminin çeltik maliyetinin belirlenmesi konusunda toplantılar yaptıklarını belirterek, bu toplantıları 3 yıldan beri İpsala’da gerçekleştirdiklerini ve bunu geleneksel hale getirdiklerini söyledi.
2008 yılı çeltik ekimi dönemi maliyetlerinin kamuoyuna açıklanması için düzenlenen bu toplantılarda çeltik ekim maliyetinin hesaplandığını ve gerekli olan tüm kurumlara gönderildiğini söyleyen Köy-Koop Başkanı Ahmet ERKEN, Ziraat Odası Başkanları, Çeltik Üretici Birlikleri ve üreticilerle bir araya gelerek maliyet hesaplarını çıkardıklarını belirterek, “Ancak burada önemli olan maliyetin hesaplanması değil, belirlenen fiyatın hükümet tarafından onaylanmasıdır.” dedi. ERKEN, hazırlanan bu raporlara başta hükümet olmak üzere Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nce de itibar gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
1974 yılında başlatılan çeltik ekim mücadelesinin Edirne’de bir övünç kaynağı olduğunu belirten ERKEN, dekar başına 500-550 Kg’dan 850- 900 Kg’lara kadar çıkıldığını bunun da dünya standartları üzerinde bir üretimin yapıldığının göstergesi olduğunu ifade ederken Türkiye üretiminin %50’sinin yapıldığı Edirne bölgesine yeterince ilgi gösterilmediğinden yakındı.
Çeltiğin Hak Ettiği Değeri Almasını İstiyoruz
Pirinç üretiminde elektrikten de yararlanıldığını belirten ERKEN, bölgede üreticiler 91 milyon KW elektrik tüketmekte ve bunun da maliyeti 14 milyon YTL tutmaktadır. Tarım Bakanlığından enerji fiyatlarına müdahale edilmesini veya çiftçiden %1 oranında KDV alınmasını istemiştik. Fakat bırakın indirimi geçen yıldan bu yana elektriğe %44 zam yapıldı. Gübre, akaryakıt ve ilaçlara yapılan zamlarla bizim üretim maliyetlerimiz de yükseldi. 2007 yılında Türkiye’de yetiştirilen 696 bin ton çeltiğin 417 bin tonu Edirne’de yetiştirildi..Bu yıl destekler 10 YKR olarak açıklandı. Bunun en az 15 YKR olmasını istiyoruz. Yüksek olan maliyetlere karşılık, çeltiğinde hak ettiği değeri almasını istiyoruz. ” dedi.
Ülkemizde çiftçiliğin yapılması çok güç ve zor
ERKEN’in ardından söz alan Edirne Ziraat Odası Başkanı Cengiz YORULMAZ, tarımda yaşanılan sorunlara değinerek, 10 gün önce alınan gübreyle 1 hafta sonra alınan gübre arasında %2’lik bir fiyat farkı olduğunu belirterek, akaryakıt ve ilaç fiyatlarına da gelen zamlarla birlikte sürdürülebilir tarım yapabilmenin günümüz şartlarında çok zor olduğunu söyledi. YORULMAZ, “Bizler ihracatın durdurulmasını isterken geçtiğimiz günlerde Mısır’dan 30 bin ton pirinç ithal edildi. Ayçiçeği üreticisi de sıkıntı yaşıyor. Ülkemizde çiftçiliğin yapılması çok güç ve zor. En azından gübreden alınan %18’lik KDV’nin %1’e düşürülmesi gerekli, yapılabilinecek her şeyi yaparak çiftçimizi refah bir yaşam seviyesine çıkarmak için çalışacağız” dedi.
Haksızlığa karşı sessiz kalanlar, haklarıyla birlikte onurlarını da kaybederler
İpsala Çeltik Üreticileri Birliği Başkanı Ali SOYDAN, “ her yıl çeltik ekilmesinden dolayı bölgemiz ciddi bir mantar hastalığı riski taşıyor. Avrupa Birliği Uyum Yasalarını neden göstererek uçakla ilaçlamaya izin vermediler. Avrupa Birliği’nde bulunan 3 ülke haricinde, tamamında uçakla havadan zirai müdahale serbest. Yani Avrupa Birliği’nde serbest ama üye olmaya çalışan ülkelerde yasak. Bu dönemde enerji fiyatları da arttı gübre fiyatları da. Ünlü bir şairin dediği gibi “Haksızlığa karşı sessiz kalanlar, haklarıyla birlikte onurlarını da kaybederler.” Biz birkaç yıldan beri haklarımızı kaybediyoruz. O yüzden yapmamız gereken şey; hakkımızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmemek için çiftçiler olarak yasaların izin verdiği ölçülerde eylem aşamasına geçmek. Çünkü Türkiye’de üretilen pirincin %55’i Edirne’de %30’u İpsala’da üretilmekte, pirincin sadece Türkiye için değil dünya için de önemli bir ürün ”dedi.
Toplantı karşılıklı görüş ve düşüncelerin belirtilmesinin ardından sona erdi.
|